25 Ağustos 2016 Perşembe

MÜLAKATTA KLASİK SORULAR MI, SERBEST YAKLAŞIMLAR MI?

Mülakat neresinden bakarsanız iki taraf içinde zorlu ve stresli bir iştir. Aday işi almak isteğiyle kendini ifade edebilmenin yollarını ararken, görüşmeci adayı doğru analiz edebilmenin peşindedir. Ya da öyle olmalıdır diyelim.

Karşılıklı amaç birliği varken önemli olan tüm gerçekliğiyle iki tarafında kendini ifade etmesidir. Çünkü yanılmak iki taraf içinde aynı sonucu doğuracak, yani başarısızlık. Tüm bunların ışığında görüşmenin tarzına kafayı taktım bu sıralar. Bazı görüşmelerde noktası virgülüne değişmez sorular ve cevaplar. Bazılarındaysa gelişi güzel sen anlat biraz ondan, biraz bundan yüreğinin götürdüğü yere git usulü konuşmalar. Güçlü ve zayıf yönleriniz sorusu mesela, duyduğumda beni bir gülme alıyor. Ben soruya karşı değilim soruluş şekli beni rahatsız ediyor. Yekten sorma be arkadaş, yıl olmuş 2016 devir iletişim devri. Şunu bir evir bük lafın arasında alamadın belli ki ya da almaya çalışmadın, barı direk sorma. Çoğunluk aşina soruya herkesinde kendi mantığınca bir cevabı var. Fakat yine de daha dostane ve akılcı sorularla bu sorulara cevap almak daha doğru geliyor. Serbest diye nitelendirdiğimse gelişine sorular adaylara ortak soruların sorulmadığı akışlına terk edilmiş görüşmeler. Burada adayları birbiriyle kıyas imkânı mümkün değil. Çünkü ortak değerlendirme yapacak veriler yok. Adayın muhabbetinin makûs kaderinde süreci ve sonucu belirsiz görüşmeler. Anlat anlat bitmez ben özetinden yanayım ben derim ki bir omurgası olmalı mülakatların. İskeleti sınırları belli ama durumsallaşabilen bir halde olmalı. Adaylara kritik noktalarda ortak sorular mutlaka yönlendirilmeli. Fakat görüşmenin akışına uygun adayı derinlemesine tanımaya yönelik sorulara mutlak surette yer verilmeli. Saplantılı olmamakta fayda var ama plansız ve çerçevesiz olmakta hiç doğru değil. Tüm bunların ışığında önerim odur ki görüşme öncesi hazırlık iyi yapılmalı. Pozisyonun gerektirdiği yetkinlikler belirlenmeli, bunları anlamaya yönelik sorular düşünülmeli ve görüşme sırasında gerekli noktaları açmak için açık uçlu sorularla mülakat devam ettirilmeli.


Sağlıklı bir planlama yapılmayan mülakat süreci maalesef tökezlemeye mahkûmdur. Yanlış yoldan doğru adres bulunmaz vesselam. Her mülakat bir network faaliyetidir hem kurum hem kişiler açısından. Bu kısa süreleri en verimli şekilde değerlendirmek iki tarafında temel amacı olmalı. Herkese keyifli, verimli haftalar dilerim. Esen kalın…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder