Yayınlar

PANDEMİ DÖNEMİNDE İŞ YAŞAMINDA DUYGUSAL BÜTÜNLÜK İÇİN TAVSİYELER

O kadar karmaşık bir dönem yaşamaktayız ki olanları ifade etmekte kriz ifadesi kendisini naçar hissetmekte. Pandemi ile kaotik bir dönemde tüm alışkanlıklarımız ve hayat tarzımız tepe taklak olmuşken, akıl ve ruh sağlığımız her an hayatın kendisi tarafından çimdiklenirken, bizler yola devam edebilmek için çabalayıp durmaktayız. Çoğu kez gördüğüm o ki duygusal patinajların yaşandığı ve bunun iş süreçleri dahil hayatımızın her anına yayıldığı. Bir yandan ayakta ve hayatta kalma çabamız bayağı ilk anlamıyla hayatımızın ortasında dururken, diğer yandan iş hayatında ekonomik düzenin devamlılığını sağlayabilmek adına   devam edebilmek için çabalayan bizler. Hayatta kalmanın bu kadar çok yönlü bir durum olduğu belli ki daha önce hiç bu kadar net merhaba dememişti bizlere. Biz pandemi zamanının iş insanları. Peki nasıl koruyacağız duygusal bütünlüğümüzü? Naçizane önerilerim olacak sizlere, Covit polikliniğinde 5 gün geçirmiş biri olarak süreci de deneyimleme durumumdan ötürü, yaşadıklarımdan

AMAN ALLAHIM İŞ YERİNDE AKİL KİŞİ OLDUM,EN BÜYÜK BENİM!

İş hayatına üniversite yıllarında atılmış bir çalışan olarak her girdiğim ortamın en küçüğü olmayı başarmıştım. Ta ki son işime kadar. Şimdilerde herkesin ablası konumunda yaşlı yaşlı takılmaktayım korkarım ki yakında ofise örgülerimle geleceğim. Bu deneyim çok şey katmakta orası ayrı. Çok genç bir kadroyla çalışmaktayım ve her gün onlardan inanılmaz şeyler öğreniyorum. Kafaları çok açık bir kere. Sınırları bizim gibi dar değil. Zorlar ayrıca alabildiğine. Her şeyin kafalarına yatması gerekiyor, peki efendimcilikleri bayağı zayıf. Fakat işe odaklanmaları hiç o kadar kolay değil. İlgileri çabuk ve sık dağılıyor. Mizah unsuru yol arkadaşları. Toplantının en kritik anında çok sevilen bir diziden repliği patlatıveriyorlar. Arkadaş çevremin hala miniği olmama rağmen burada ki rolümden oldukça memnunum. Zira bambaşka durumlar deneyimliyor haneme yeni yeni tecrübeler ekliyorum. Gencecik insanların kritik görevlerin altından nasıl kalktığına şahit oluyor,saygı duyuyorum. Bu kuşaklar arası

KENDİNİ AŞIRI İŞE ADAMIŞ ÇALIŞANLARIN HANDİKAPLARI

1.        AŞIRI DUYGUSAL OLMALARI Bu tip çalışanların handikaplarının ilki aşırı duygusal oluşlarıdır. Yapılacak ufacık değişiklikler ya da yeniliklere direnç göstermeleri olasıdır. Ben bu işi bu kadar öz veriyle yapıyorum modu sürekli çevirim içidir. Sürekli bunları yapıyorum, hayatımdan çalışıyorum ama diye yakınma hali mevcuttur. Yapma denildiğinde ‘ben işimi seviyorum’ der. Sever çok sever çok sever… Severek öldürür. 2.        YARIM KALMIŞ İŞLER O kadar çok işle uğraşıyor ki asıl işle kalıyor. Onu da yapalım, buna da yapalım derken bir şey yapamaz hale gelir insan. Sonra başlanmış ama yarım kalmış işler grubu oluşur. Kendi aralarında parti kursalar iktidar olurlar o derece J Ve asıl işlerin hep boynu bükük, yarım işler hep bir perişan. 3.        BİTMEYEN ASIL İŞLER Sevgileri yarınlara bıraktınız, çekingen, tutuk saygılı, vermeye az buldunuz ya da vaktiniz olmadı…Behçet Necatigil şiirinden bir deste dizdim oradan buradan. Bizim işine aşık aşırı adanmış çalışanı

GELL GELLL İK’DA PERFORMANSA GEL!

İnsan kaynaklarının en önemli fonksiyonlarından birisi performanstır. Didaktik bir girişten sonra artık özüme sözüme dönebilirim.  Herkes yapıyor ben neden yapmayayım ne yazık ki yaygın sebeptir. Bir İK’cı olarak ne yani inanmıyor musun değerlendirmeye derseniz elbette yanıtım inanıyorum olacaktır ama… Kurumsal firmalarda bile bu durum  daha çok sağlıklı değilken, orta ölçekli firmalarda  bir ahbap çavuş ilişkisiyle kim kime kaç verdi ortalara dökülüp saçılırken, daha küçük kurumlarda gerekirse saç saça olmasa da diş dişe tartışmaları gördü bu bünye. Bir hatalı çıktı, bir hatalı mail, online sistemde hatalı raporlamalar… Yahu bir de kültürümüzde yok bizim bu eleştiri. Biz eleştiriye gelemeyen bir milletiz. Düşünsenize biri geliyor ve iletişim becerini geliştirmelisin diyor, çakıyor 10 üzerinden 5’i:0 O anda en entelektüelin bile beyninde bir şimşek çakması olur, hırslanma, sen sen kimsin beee’ler, kendileri çok mu… Diye devam ediyor. Avrupalı kafasında Darren temsil yeteneğinde sıkınt

İŞ HAYATINDA İMAJ MESELESİ

İş Hayatında sektörden sektöre, pozisyondan pozisyona kıyafetler, saç, makyaj değişkenlik gösterir. Bu gibi durumlarda ‘burası bunu kaldırır’ en iyi ifade eden durum olsa gerek. Ama ben yine de klasik kalıyorum bu alanda sanırım biraz. Ama en kıymet verdiğim konu yakıştırması kişinin kendisine. Sonuçta tarz bir bütündür ve özentilikten uzak olduğu müddetçe kişinin üzerinde tam oturur. Kıyafet konusunda iş hayatının dinamikleri, gerekleri göz önüne alınmalı ve en uygun şekilde hazırlanılmalı. Benim şahsi kanaatim ayrık otu gibi kalmamak. Bazı departmanlar hariç mesela tasarımcı vs. onlarda anlıyorum ama diğer beyaz yakalarda ortalamalarda kalmakta yarar var. Makyaj hususuda çok tartışmalı bir konu. Mesela ben aşırı makyajlı bir çalışan ile konuşurken konsantre olamıyorum J Aşırı boyalı dudaklar, kaşlar, kirpikler… Şimdi artık yüzde boyanmayan bir metrekaremize yok çok şükür. Yataktan kalk gel değil tabi ki düsturumuz ama hafif ve uygun bir makyaj yapılması her ortam içi en uygun ola

BEŞ ADIMDA KURUMSALLAŞMA

Resim
          HER ŞEY İÇİN TOPLANTI DÜZENLEMEK Kurumsallaşmadan anlaşılan en basit konularda bile toplanıp iş üretilecek kıymetli vakitleri toplantılarla heder etmek olsa gerek. Yahu konuyla ilişkin kişiler ile ikişer dakikalık görüşmeler varken saatlerce süren ve gerekli gereksiz herkesin yer aldığı toplantılar büyük bir iş gücü kaybı demek. Toplantılarda ki en sevimsiz hal ise zaten yönetici ne diyorsa sonuç her türlü o çıkıyorsa gömün ben kireç kuyusuna.   GÖREV TANIMLARINA RAĞMEN İÇ İÇE İŞLER Bir araba iş analizi, iş tanımları sonucunda ortaya çıkan görev tanımları herkese deklare edilir. Görev tanımlarının uygulama aşamasında ilk bir kaç hafta bir şevk uygulamalar yapılır. Bu benim dediğim sizin, bu işi size paslıyorumlar sonra yönetici ya da patron gelir ‘yaz kızım bunu sen organize edeceksin de’ al sana görev tanımı. El ele tutuşup bir numara ilerlettiğimiz gözlerimizin miyopisine sağlık DEĞİŞKEN OFİS KURALLARI Değişken derken diye düşündüğünüzü duyar gibi

YENİ MEZUNLARA KARİYER TAVSİYELERİ

Resim
Büyük umutlarla girdiğimiz üniversitelerden mezun olduğumuzda yine büyük umutlarla iş hayatına atılmayı ve başarıdan başarıya koşmayı hayal ediyoruz. Yüksek maaşlar, kariyer imkanı ve dolu dolu yan haklar ile nasıl başlarsam öyle gider niyetiyle geçiyoruz arayışa. Tabi bu noktadan sonrası genelde hüsran oluyor. Beklentileri yüksek olan adayı beklentileri yüksek ve beklenilen koşulların oldukça altında koşulları sunan işveren karşılıyor. Hasbelkader bir işe başlanıyor, bir yerden başlamış olmak düsturuyla fakat bu kez de çatışmalar başlıyor. Ben buraya ait miyim? Ne yapmalı, nasıl bir yol izlemeli peki? ** ÜNİVERSİTE YILLARINDA İŞ DENEYİMİ EDİNMEK Üniversite sıralarında özellikle son sınıflarda artık iş hayatının tozunu yutmak sizi 1-0 öne geçirecektir. Bölümünüze uygun ya da değil staj ya da iş deneyimlerini edinmek size çok şey katacaktır. Bu deneyimler sayesinde gerçekte yetenekleriniz ne yönde ve sizi mutlu eden işler neler anlama şansını yakalayabilirsiniz. Küçük bir tavsiye