21 Mayıs 2016 Cumartesi

İNSAN KAYNAĞINA GİRİŞ: DERS BİLMİYORUM Kİ KAÇ???

İnsan kaynağına girişi okuyanlar buradan fersah fersah tanımlar çıkmasını beklemesin diye başlığa imzamı atıverdim bilmiyorum ki kaç diyerekten. Olur ya kitabi bilgiler gelir aklınıza, şuradan alıntılar buraya göndermeler. Belki yeri geldikçe olur ama ziyadesiyle nefes alan bir blog olması amacındayım. Nefes alsın yeter demeyin daha iyi olsun diye hep bunlar;) 

İnsan kaynaklarıyla ilk tanışmamız, bu işin eğitimini almadıysak bile çalışmak vaktimiz geldi diyerek iş aramaya başlamamızla mümkün olur. Çalışan her birey ama bir İk'cı tarafından ,ama bir stepne İK'cı tarafından ama patron İK'sı aracılığıyla merhaba insanın kaynağının giriş noktası der. Mülakatlar İK denilince herkesin aklına gelen ilk argümanlar olur, hiç değişmez. Ve her iki taraf içinde unutulmaz anılara imza attıracak olaylara gebe görüşmelerdir her biri. Oysa İK birçok fonksiyonuyla çok kapsamlı bir şekilde kurum içerinde insan olan kaynağı ilgilendiren her sürecin takipçisi ve uyarlayıcısıdır. Ülkemizde İK henüz emeklemekten kurtulma aşamaları gösterirken ki bu şahsi fikrimdir, çok büyük beklentileri olanlar için kimi kez hayal kırıklığı da yaratır. Koca koca markaların içinde ki İK yapısını gördüğümde ağlamak istediğim olmuştur hani. Velhasıl bu konuda yüksek öğrenimde görmüş biri olarak akademik düzeyde de işlerin çok parlak olmadığı kanaatindeyim. Dersi veren hocadan bunu yaptıracak şirket bulun sonrada gelin beni bulun diyenini görmüş bu bünyeden hayır gelmez hemen kaçın kurtarın doğrusu;) İşin komedisi bir yana insan kaynakları algımızın değişip derinleşeceği günlerin arzusuyla bu bloğu açmış bulunmaktayım. Amacım deneyimlerimi, beklentilerimi ve olan durumlar hakkında görüşlerimi paylaşmak. Ve okuyan her kimse İnsan Kaynakları konusunun önemine dair bir mum yakmak olur ancak. Ben yıllarca İnsan kaynakları, eğitim ve satış alanlarında görev yaptım ve çok birikmişlik var. Zaman içinde sizlerle bir araya getirmek için sabırsızlanıyorum. 

Bu blogda sadece insan kaynakları profesyonelinin bakışını değil aynı zamanda aday olan ben'in de bakışını bulacaksınız. Şizofrenik gelse de kulağa, istediğin kadar direktör ol, amir ol yaka kartı çıkınca hoop sen de bir adaysın. Ben de bu konuda bilinçli bir yönelimle çok anı biriktirdim. Çıkarılacak pek çok dersle beraber. Pey der pey sizlerleyim artık. Tahammülünüz için teşekkür eder, uzun girizgâh için affınıza sığınır, hepinize esenlikler dilerim. Saygı ve sevgilerimle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder